Panama’nın içinden misin kardeş?
Gönderen Coheper
Bu günlerde Dünya’nın sandığımdan daha da küçülmüş olduğu gerçeği ile yüz yüzeyim. Gelişen teknoloji ve belkide en çok internet yüzünden insanlık bambaşka bir boyuta doğru gidiyor. Dünya daha da küçülüyor.
Barış Manço’nun yıllar önce söylediği şarkıda olduğu gibi:
-Hemşerim senin memleket neree?
-Bu Dünya benim memleket!
Geçen haftalarda benimle elektronik posta yoluyla iletişim kuran Enrique Jaramillo
ile tanıştım. İnternet üzerinden gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin amacı ise Panama’da yayımlanan “Hall arquitectura diseño + arte” sanat ve mimarlık dergisinin benimle röportaj yapmak istemesiydi.
Bugün derginin Genel Direktörü olan Enrique bana röportajımın yayımlandığı derginin basıma girdiğini, basım bitince bir adet dergiyi bana yollayacağını söyledi. Bana da heyecanla derginin elime ulaşmasını beklemekten başka yapacak bir şey kalmadı.
Bütün bunlardan sonra ise ben hala Dünya’nın öteki ucu Panama’da yayımlanan bir dergide Türkiye’de yaşayan biri ile ne kadar rahat ve kolayca röportaj yapılabildiği, baskı aşamaları için gerekli teknik verilere sahip çalışmaların paylaşılabildiği, hatta röportaj dışında da muhabbet edip bir kaç günde bir geyik muhabbeti yapılabildiği gerçeği ile şaşkın şaşkın oturmaktayım.
Ancak bütün bu şaşkınlığın içinde emin olduğum bir şey varsa; o da günün birinde Panamalı biri ile karşılaşacak olursam, ona soracağım: “Panama’nın içinden misin kardeş?”, sorusudur.
Ne de olsa Türküz değil mi?
Aslında bu yazı yukarıda bitiyordu, ancak sevgili dostum Muammer Okumuş’un yorumunu okuduktan sonra röportajın kendisini ve benden istenilen fotomanip. çalışmalarımdan bazılarını da paylaşmam gerektiğini anladım. Hall arquitectura diseño + arte ispanyolca yayımlanan bir dergi olduğundan dergide yayımlanan halini değil bana yönlendirilen soruları ve benim cevaplarımı sizlerle paylaşmanın daha doğru olacağını düşündüm.
Röportajı orjinal metni ile:
www.cevreyidusun.com
Gönderen Coheper
Hepimizin yaşamı bir şekilde sürüp gidiyor.
Günlük hayatımızda hepimizin kafasını meşgul eden binbir konu oluyor.
-Projenin kaç günü kaldı?
-Eve ne lazım?
-Toplantı çok uzar mı acaba?
-Bugün ne giysem?
-Ay sonu geliyor!
-o da beni seviyor mu?
Bu listeyi çok daha uzatmak mümkün. Ancak ne kadar uzatırsak uzatalım. Üzerinde yaşadığımız dünyayı ve doğal çevreyi bu listede görmekte zorlanabiliriz.
Biz merak ettik acaba günlük yaşantımızda çevreyi ne kadar düşünüyoruz???
Ya da düşünüyor muyuz?
Çünkü bize göre herşeyin başlangıcı düşünmekle başlıyor. Bu listeye ne zaman “dişlerimi fırçalarken musluğu kapatmalıyım” ya da “en kısa zamanda sarfiyatsız ampul almam lazım” maddeleri eklenir? Bilmiyoruz ama en azında günlük yaşantımızda bir kaç saniye bile olsa aklımıza çevre olgusu gelirse bu sürenin kısalacağına inanıyoruz.
İşte bu amaçla diyoruz ki: Haydi sende düşünenlerden ol ve çevre için, sitedeki argümanları kullanarak bir çalışma yap ve bize yolla! Fotoğraf albümümüzde yayımlansın sen de DÜŞÜNÜYORUM! diyenlerden ol. yada BLOGUNDA bu kampanyadan söz et BİZE DESTEK OL!!




